Bildiğiniz üzere Karadeniz yaylalarını birbirine bağlayacak ve ulaşımın zor olduğu Karadeniz'in üst kesimlerine ulaşım imkanı sağlayacak olan Yeşil Yol Projesi, çevrecilerin tepkisini toplamaya devam ediyor. Dün de Rize'nin Çamlıhemşin İlçesi, Yukarı Kavrun Yaylası'na gitmekte olan işmakinası yüklü tırlara halk geçit vermedi. Halk, işmakinalarının önünü keserek halay eşliğinde tepkisini gösterdi.
Milliyet'ten baktığım bir habere göre de Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanı Ekrem Yüce, Samsun’dan Artvin’e kadar olan yaylaları birleştirme projesi olan Yeşil Yol Projesi’nin doğaya zarar vermeden yürütüldüğünü ve doğaya zarar verme gibi bir lükselerinin olmadığını belirtmiş. Bu projenin çevreye etkisi ne derece olur bilmiyorum amma yapılmasını isteyen de istemeyen de haklı gerekçeler öne sürüyor. Öte yandan Türkiye'de çevreci kuruluşlar da bu projenin gerçekleşmemesi için ciddi çaba harcıyorlar. Özellikle Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı TEMA da bu projeyi yakından takip ediyor. TEMA Vakfı Gönüllüleri tarafından Yeşil Yol Projesiyle ilgili çeşitli bilgilendirme yazıları paylaşıldı ve neden bu projeye karşı çıktıklarına dair gerekçeler sunuldu. Dün ise TEMA Vakfı, Artvin Cerattepe'de bölgedeki madenlerin faaliyetlerine yönelik protesto yaptı. Önümüzdeki günlerde ise Çevreciler tarafından İstanbul'da Yeşil Yol Projesine karşı yürüyüş yapılacak ve bu konuda projeye karşı birlik olma çağrısı vurgulanacak. Çevrecileri bir araya getirecek olan bu yürüyüşün sloganı ise: Yol Yeşilken Geri Dönün. Yürüyüşün 12 Temmuz Pazar günü yapılması planlanıyor.
Ayrıca bir kısım proje karşıtları ise Yeşil Yol Projesine alternatif projeler sunuyorlar. Yaylalardan asfalt yol geçmesi yerine demiryolu ile daha kolay ve çevreye tahribatın daha az olduğu bir proje yapılmasını istiyorlar. Örnek olarak İsveçre'de ki Pilatus Dağlarından geçen raylı sistemi gösteriyorlar. Ben de buna benzer bir sistemin Amerika'da, özellikle engebeli ve ulaşımın zor olduğu bir bölgede faaliyet gösterdiğine dair belgesel izlemiştim ve bu sistem neden ülkemizde yok diye düşünmüştüm açıkçası. Raylı sistem, hem doğa tahribatı konusunda hem de kolay ulaşım sağlaması açısından engebeli ve yüksek yerlerde tercih edilebilir bir ulaşım sistemi aslında. İsviçre'deki sisteme ait fotoğrafları incelediğimizde Karadeniz Bölgemiz için de böylesi bir sistemin uygun olacağını söyleyebiliriz.










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder