Sevgili okurlar, bu yazım trafik cezaları ile ilgili olacak. Bartın'dan memleketim Erzurum'a dönerken Amasya-Suluova dolaylarında 127 km hızla radara girmişim. Hız sınırını ihlal ettiğim gerekçesiyle yediğim cezanın tebligatı yaklaşık bir hafta sonra elime ulaştı. Fazladan 7 km hız ihlali yaparak karşılığında yaklaşık 200 tl ceza yedim. Tebligatta 15 gün içerisinde ödenen cezalarda %25 indirim olacağı yazıyordu İndirimden yararlanmak için cezayı 15 gün içerisinde ödedim. Trafik cezalarına karşı itiraz yolu da varmış. Süresi ise 15 gün olarak belirlenmiş. Yani, cezanızın size ulaştığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde itiraz etme hakkınız var. Yüze karşı yazılan cezalarda ise yazıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebiliyor. İtiraz usulünü tam olarak bilmiyorum ancak çeşitli evraklarla birlikte başvuru yapmanız gerekiyormuş. Merak eden olur ya da haksız ceza yediğini düşünen olursa diye bunları söylemiş olayım.
Bu yazıyı yediğim radar cezası nedeniyle yazmıyorum aslında. Farklı bir olay anlatacağım. Ehliyetsiz araba kullanma cezasına ilişkin bir olay bu. Arkadaşım geçen hafta ehliyetsiz olarak şehir merkezinde durdurulmuş ve ehliyeti olmadığı için ehliyetsiz araç kullanma cezası verilmiş. Polise çok yalvarsa da değişen bir şey olmamış. Yalvarmasının nedeni ise ceza tutarının çok fazla olması. Ehliyetsiz araç kullanma cezası 1609 tl olarak belirlenmiş ve sadece ehliyetsiz araç kullanana değil aynı zamanda ruhsat, yani araç sahibine de aynı ceza uygulanmaktaymış. Arkadaşım galiba bunu bildiğinden o an kısa süreli bir şok yaşamış ve ''Cezayı sadece bana yazdınız değil mi?'' diye sorabilmiş. Çünkü araç babasının üzerine ve ona da bir ceza gidebilir düşüncesiyle iyice panik olmuş. Polis ise cezayı sadece kendisine yazdığını söyleyerek ehliyetli birinin aracı teslim alması gerektiğini belirtmiş. Velhasıl, 1609 tl'nin şokuyla ama aynı zamanda cezanın sadece kendisine yazıldığının sevinciyle olayı bana anlattı. Kendisi bir kargo firmasında kurye olarak çalışmakta olan arkadaşım, cezayı 15 gün içerisinde yatırarak %25 indirimden yararlanmak istedi. Ben radar cezamı ödemeye giderken o da benimle ehliyetsiz araç kullanma cezasını ödemeye gelmişti. Cezası, henüz vergi dairesinin sistemine düşmediği için trafik şubeye gitmek zorunda kaldık. Trafik şubeye gittiğimizde asıl şok orada yaşandı ve aynı cezadan babasına da yazıldığını öğrendik. O ara ben arkadaşımın yüzüne bakamadım; hiçbir film sahnesinde böyle bir dram yaşandığını hatırlamıyorum. Her neyse, toplamda 3200 küsur lira ceza yemişti. Üstelik babasının bundan haberi yoktu. Arkadaşım için tek çare kredi çekmekti. Zar zor alabildiği yarım gün izinle kredi çekmek için bankanın yolunu tuttuk. Yolda ise ne zaman döneceksin diye iş yerinden defalarca aradılar. (Burada özelde çalışmanın ne kadar zor olduğuna dair bir kez daha kanaat getirdim.) Biliyorsunuz, banka işleri uzun sürüyor. Bizi oturttular ve bir dizi işlemden sonra kredi başvurumuzun bize telefon yoluyla bildirileceğini söylediler. Neticesinde henüz olumlu ya da olumsuz bildirim gelmedi. Kendisi ise iyice ümidi kesmiş durumda. Zaten kredi onayı gelse bile 36 ay boyunca yaklaşık 200 tl bir ücret ödeyecek. Arkadaşımın o hali beni fazlasıyla üzdü. Ancak, şu sözü gerçekten çok düşündürdü: ''Güneydoğu'da olsaydık bu cezayı bize yazamazlardı, kurallar sadece bizler için geçerli.''
Artık bundan sonra pek fazla söyleyecek söz bulamıyorum. Varın, gerisini siz düşünün. Caydırıcı olsun diye cezaların miktarını oldukça yüksek tutuyorlar ancak bakalım her yerde geçerli mi bu cezalar? Ben hiç bu açıdan düşünmemiştim. Maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var. Umarım kredisi onaylanır ve zorluk çekmeden cezasını da kredisini de öder. (Burada bir suç olduğunu ve karşılığında ceza ödenmesi gerektiğini kabul ediyorum. Ben farklı bir noktaya dikkatinizi çekmek istedim.) Nasılsa özelde iş garantisi de yok. Bu olay birçok açıdan düşündürücü oldu benim için. Özellikle kamu-özel sektör farkını bir kez daha görmüş oldum. Tam da burada Maliye Bakanımız'ın bir sözü aklıma geldi ve onunla bitireceğim: ''Devlet kapısına bakmasın, gençler özelde denesin şansını.'' Haklısın bakanım, özelin şartları da oldukça iyiymiş!

1 yorum:
Güneydoğu da cezayı yazamaz anasını sikerler, doğuda hiç yazamaz karısını hatta doğmamış çocuğunu sikerler. Not İstanbul'da yaşıyorum.
Yorum Gönder